Sheriff Olympos…

14 Eyl 2008 Kategori: Mekan, Otel

Sheriff Pansiyon; Olympos’un büyüsünü bozmayan, merkezde fakat sizi o doğallıktan uzaklaştırmayan harika bir yer. Orada kendinizi gerçekten evinizde hissediyorsunuz. Yeşili, doğallığı, samimiyeti huzuru ve eğlenceyi arayanlar için ideal. Bunun yanında bungalovları rahatına düşkün olanlar için de gayet uygun. O doğal ortamın içinde size konforu yaşatabiliyor. Görkemli bir dağın eteğinde tavuk sesleri ile uyanıyorsunuz. Minik kediler ve köpekleri de çok sevimli. Bungalovların etrafı zaten portakal ve nar ağaçları ile çevrili. Hepsinin ayrı bir kokusu ve güzelliği var. Harika kahvaltıları, çayı ve yemekleri de midenizi mutlu ediyor. Yemyeşil çardaklarda yemeğinizi yiyip bir şekerleme yapabiliyorsunuz. Yaz bitti nasıl gideceğiz demeyin. Her mevsimini yaşadım olymposun Sheriff’te. Eylülde, portakallar olmaya başlıyor onların gölgesinde, hem de hava da serinlemişken çok hoş bir hafta sonu geçirebilirsiniz. Kışın gitmedim ama gidenler anlata anlata bitiremiyor. Nisan ayının 10’u civarı ise portakal çiçeklerinin kokusunun büyüsü sarıyor etrafı. Yazın zaten eğlence ve huzur tam anlamıyla anlatılmaz yaşanır. Aslında Sheriff Pansiyon’dan çok mutlu ayrılmamın en büyük nedenlerinden biri de oradaki insanların, (çalışanlar ve tatilciler de dahil) sanki yıllardır tanışıyormuşsunuzcasına sıcak olması ve size sanki arkadaşlarınızla tanıdık bildik bir yerdeymişsiniz gibi bir tatil yaşatmasıydı. Ayrılırken gerçekten üzülüyorsunuz oradan. Eğer Olympos’a daha önce gidip Sheriff’te kalmadıysanız Olympos’u bir de Sheriff ile denemenizi tavsiye edebilirim. Eğer Olymposa ilk gidişinizde Sheriff ile tanışırsanız bence çok şanslısınız….

http://www.olympospansiyon.com/index.php

Bir Sürrealist: Salvador Dali

12 Eyl 2008 Kategori: Diger, Mekan

Ağaç dallarından sarkan saatler… Vücutlarından çekmeceler fırlayan insan figürleri… Günlük hayatımızda yer edinen nesnelerin bir düşte var oluşları… İlk bakışta bir karikatür çağrışımı yapan sürrealizmin- gerçek üstücülük- müthiş yansımaları…Ve işte hepimizi gerçek bir düş dünyasına sokan Salvador Dali… Bir şekilde orada ya da şurada gördüğümüz bu “ilginç” resimlerin asıllarını görme vakti geldi. 20 Eylül 2008- 20 Ocak 2009 tarihleri arasında Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde İstanbul’da Bir Sürrealist: Salvador Dalí” adı altında Dali’nin yaklaşık 270 adet eserini görebilirsiniz.

Eğer ben Dali’nin resimlerinden hiçbir şey anlamıyorum diyorsanız, işte size Dali’nin cevabı;

Resimlerimi yaparken, kendim de anlamıyorsam, bu, onların hiçbir anlamı yok demek değildir: tersine, anlamları, mantıksal sezgiyle kavranamayacak kadar derin, karmaşık, tutarlı, istem dışıdır.

Serginin bir özelliği de Gala- Salvador Dali Vakfı koleksiyonuna ait eserlerle vakıf dışında gerçekleştirilen en büyük geçici sergi olması.

Renewa Club…

11 Eyl 2008 Kategori: Mekan

Her gün evden işe, işten eve, tekdüze, hareketsiz, bunaltıcı bir hayat.. Akşama kadar sandalye üzerinde, monitör karşısında harcanan saatler.. Ve bunların size bıraktığı ağrıyan eklemler ve fazla kilolar.. Size de çok tanıdık gelmedi mi? Siz de şehrin gürültüsünü, yorucu temposunu biraz olsun unutup, sağlığınız ve güzelliğiniz için bir şeyler yapmaya karar verdiyseniz, Renewa Club’a bir uğrayın derim. Renewa diğer spor ve sağlık merkezlerinden biraz farklı, klasik jimnastik ekipmanlarının, raketli sporların ve havuzların yanı sıra, grup egzersizleri, Pilates, Kinesis, antrenörünüzle birebir özel dersler, sık sık düzenlenen aktiviteler ve yarışmalarla üyelerine Maksimum Yaşam Kalitesi sunuyor. Renewa’da sizi bekleyen bir güzellik de Technogym Wellness System isimli elektronik antrenman koçunuz. Cep telefonu boyutlarındaki bu küçük mucize, sizi isminizle karşılıyor, fiziksel özelliklerinize ve seviyenize göre bir antrenman programı hazırladıktan sonra, her seansınızda antrenmanınızı kontrol ediyor, yönlendiriyor ve antrenman bilgilerinizi sonsuza dek saklıyor. Spor yapıp kendimi yoramam, ben rahatlamak ve aynı zamanda güzelleşmek istiyorum diyorsanız, sizi Spa Bakımları, masajlar, cilt ve vücut bakımları ve banyolar bölümüne alalım.. Fiziksel ve ruhsal olarak yenilenmek, biraz da kendinizi şımartmak istiyorsanız gidebileceğiniz daha iyi bir yer yok.. Anlata anlata bitiremeyeceğim Renewa Club dünyasını seçmeniz için 10 tane de nedeniniz var. Renewa Club’da kendinizi iyi hissetmeniz ve yaşamdan zevk almanız için her şey düşünülmüş, size de vadi manzarası karşısında bu ortamın keyfini çıkarmak kalıyor…

Ulaşım haritası

Şeker gibi…

7 Eyl 2008 Kategori: Alışveriş

Bayanların yanlarından hiç ayırmadığı, bütün yüklerini taşıyan sadık dostları, çantalar… Peki çantanız sizin tarzınızı, o anki ruh halinizi yansıtsın ve sadece size özel olsun istemez misiniz? İşte genç tasarımcı Banu Özer Eren bu isteğinizi hissetmiş olacak ki, birbirinden şeker çantalar tasarlayıp, My Candy Bags sitesinde bizlerin beğenisine sunmuş… Yazlık ve kışlık modelleri bulunan bu sevimli, renk renk çantalar, her yıl değişen trendlere takılıp kalmayan, kendi hikayesini yaratmak ve taşımak isteyenler için… Çantaların bir özelliği de her modelden sadece 1 tane tasarlanıp üretilmesi. Peki nasıl mı sahip olacaksınız? E-posta yoluyla iletişime geçip, hesap numarası ve ödemelerle ilgili bilgi alabilirsiniz. İşin zor tarafı onlarca güzel model arasından seçim yapabilmek. Kolay gelsin…

Yemen! Ah Yemen!…

6 Eyl 2008 Kategori: Kitap

Askerini gurbete uğurlayan ananın, cananının yüreğini sızlatan, binlerce Osmanlı’ya mezar olan, gidenin dönmediği, dönemediği topraklar, Yemen. 400 yıl süren bir hükümranlığın hazin bitişini anlatan hüzünlü bir öykü… İngiliz  kışkırtmalarıyla Osmanlı’yı sırtından vuran Arapların onca yıllık adaletli yönetime hıyaneti, buna karşılık Osmanlı’nın oraları bırakmamak için verdiği ödünler… Fedakarlığa ihanetle verilen karşılığın, unutulmak üzere olan dramın anlatıldığı bu kitap okuruna tarihe dair çokça ders verecektir…

Balık İşçiler…

5 Eyl 2008 Kategori: Diger, Mekan

Kişilik kazandırdığımız ve bir bakıma emekçi haline getirdiğimiz İşçi Arılarımızdan sonra şimdi de Balık İşçilerimiz var. Aslında Türkiye’de biz bu balıklara doktor balıklar diyoruz zira iki çeşit olan bu balıkların “gara rufa” ve “Cyprinion macrostomus” olan bilimsel isimlerini telaffuz etmek biraz zor. Sivas’ın Kangal ilçesindeki kaplıcalarımızda iş verdiğimiz Balık İşçilerin asli görevi aç bırakılmaları suretiyle vücuttaki ölü deriyi yemeleri. Dişleri olmadığı için canlı deriye hiçbir zararları yok. Ülkemizde özellikle sedef hastalarının rağbet ettiği bu tedavi yöntemi Amerika’da pedikür çeşidi olarak kullanılmaya başlanmış. Bu yöntemle pedikür aletlerindeki hijyen sorunun önüne geçildiği bildiriliyor.

Detaylı bilgi ve örnek bir kaplıca için http://www.balikli.org/main_tr.html  adresinden yararlanabilirsiniz.  

1000 feet’ten Türkiye…

5 Eyl 2008 Kategori: Kitap

Sabah uyandığınızda bir çift kanadınız olduğunu farkediyorsunuz ve vakit kaybetmeden gökyüzünde huzurlu bir yolculuğa çıkıyorsunuz… Güzel ülkemizin, hiç görmediğiniz, ayak basmadığınız mucizelerini 1000 feet’ten seyredip, muhteşem kareler yakalıyorsunuz… Alp Alper, bu hayalini - kanatlar dışında - gerçeğe dönüştürmüş, bununla da kalmamış bu kareleri bizim de görmemiz için bir eser hazırlamış. 1000 Feet’ten Türkiye, sanatçının kendi deyimiyle, “Anadolu’nun güzelliklerinin havadan ve “Tanrısal” bir bakış açısıyla” görüntülendiği fotoğraflardan oluşan bir kitap. Sanatçı, THY bünyesinde Uçuş Uzmanı olarak 30-40 saatlik uçuşlara katıldığı süre içinde, havadan detaylı olarak görme şansına sahip olduğu güzellikleri, fotoğrafçılık hobisiyle birleştirince, ortaya böylesine güzel kareler çıkmış. Ağrı dağından, Göcek’e; Kapalı çarşıdan, Fırat nehrine kadar hayranlıkla inceleyeceğiniz, hiç bitmese diyeceğiniz bir çalışma. Bir an önce kitaplığınızda yerini almalı…

Dayı’nın Yeri…

3 Eyl 2008 Kategori: Mekan

Adanalı Şahin Usta “Dayı’nın Yeri”’ne ilk gittiğimde, Ankara’nın en lezzetli kebabını burada yiyeceğimi tahmin etmemiştim. Meşhur kebapçıların aksine sıcak bir atmosferi olan mütevazi bir mekan.. Çalışanlar ilk gelişinizde bile sizi yıllardır tanıyormuşçasına samimi ve rahat davranıyorlar. Duyacağınız ilk soru sizi şaşırtmasın, garson “Ne içersiniz?” dediğinde panik yapmayın diye söylüyorum, mekanın geleneksel bir menüsü var ve size pek fikriniz sorulmuyor, yani bir anlamda kendinizi usta ellere teslim ediyorsunuz. Mezeleri özenle hazırlanmış, özellikle pişmiş soğan ve sarımsağı birkaç kez isteyeceğinize eminim, yalnız mezelere çok kaptırmayın kendinizi, sırada yemeniz gereken çok şey var! Fındık lahmacunla hafif bir açılışın ardından, hayatınızda yiyebileceğiniz en nefis adana kebapla başlayan lezzet yolculuğunuz, kuzu şiş ve kaburgayla devam ediyor.. Hala doymadım ya da ciğerin tadına da bakmak istiyorum derseniz, inanın pişman olmazsınız.. İrmik helvasıyla tatlı bir son vereceğiniz bu küçük ziyafeti unutamayacaksınız..

 

Adres: A. Öveçler 77. Sok. Dikmen Ankara (harita) Tel: (0312) 473 0682 / 473 0683