600 küsür sayfalık, ilk bakışta gözümüzü korkutan bir kitap Empati… Ancak “Olasılıksız” ı okumuş ve Adam Fawer’ın kurgusuna hayran kalmışsanız, sayfa sayısı çok da umurunuzda olmadan kitabı elinize alıyorsunuz. Kısa kısa bölümlerden oluşması – benim gibi bölümü yarıda bırakamayanlardansanız – kitabı daha da kolay ve çabuk okumanızı sağlıyor. Kitabın devamlılığı zamanda ileriye ve geri gidişlerle sağlanmış, bu da olayların önce sonuçlarını okuyup daha sonra nedenlerini öğrenmemizi sağlıyor.  İşte bu noktada da bazı okuyucuların kafası karışabilir ancak her bölümün başındaki geriye sayım tarihi bir ipucu olabilir tarih sıralamasını anlamamızda. Farklı algılama özelliklerine sahip empatlar, gizli örgütler, bilimsel deneyler, değişen hayatlar ve kitabın arkasında yazıldığı gibi kontrol edemediğimiz isteklerimiz… Kitap oldukça sürpriz bir son ile bitiyor ve bize hem “ben bu romanı nasıl bitirdim?” hem de “ben bu romanı niye bu kadar hızlı bitirdim?” diye sorduruyor. Son olarak kitabın ismine bakıp “kendini başkasının yerine koyma, dünyayı onun gözüyle görme” gibi bir mesaj beklemeyin…

İlgili Yazılar