Marquez’in yaklaşık 2 yıllık çalışması sonucu büyük annesinin ona anlattığı masallar tadında yazılmış, 1982 yılında kendisine Nobel Edebiyat Ödülü kazandırmış, yaklaşık 30 dile çevrilmiş bir baş yapıt.
Sayfalar ilerledikçe Amaranta ve Aureliano gibi isimlerin tekrarlı olarak kullanılması – kimi okuyucuları her seferinde kitabın başındaki soyağacına bakmaya zorlasa da- romanın içinde kaybolmamızı kolaylaştıran bir teknik.
Kitabı “Yüz Yıl” ve “Yalnızlık” olarak iki temada inceleyebiliriz. “Yüz Yıl” da okurlar Latin Amerikanın tarih boyunca yaşadığı olayları sorgularken “Yalnızlık” kısmı karakterlerin içinde bulundukları ve hatta lanetlendikleri yalnızlıklarını irdelememize neden oluyor. Ve emin olun bu iki bölüm öyle ustaca ilişkilendirilmiş ki kitap bitinceye kadar bu ayırımı yapmak pek de kolay olmuyor. Kitabın ilk sayfasından itibaren geri gidişlerle, sonucunu bildiğiniz olayların nedenini ve süreçlerini merakla okuyorsunuz ve bu zaman kurgusuyla olayların merkezinde buluyorsunuz kendinizi.
Sihir ve gerçeklikle harmanlanmış akılcı bir fantezi… YÜZ YILLIK YALNIZLIK…
Renkli bir yaşama dair ipuçları bulabileceğiniz, yaşadıklarımızı, deneyimlerimizi paylaştığımız bir blog mantar..
Yorum Yapın